“Facebook’ta bir yaşam” başlığı ile sanal sosyalik hakkında iyi bir deneyim videosu hazırlayan Maxime Luére sanırım inceden inceye birde gönderme yapmaya çalışıyor. Acaba internette gerçekten sosyal miyiz?
Dün Youtube, vimeo ve izlesene gibi büyük içeriklere sahip video sitelerinde ne yazık ki bazı aksaklıklar olmuştu. Gün geçmeden düzeldi fakat korkutucu soruları da beraberinde getirdi. Bunlardan birisi de “Sosyal ağların en büyük medya araçları olan resim ve videoların büyük bir kısmı eğer elimizden kayıp giderse ne yaparız?” oldu.
Büyük vlog,sosyal araç ve ağlar aslında görsellikleri ve görsel zengin içerikleri ile ayakta duruyor. Ülkemizde 22 ağustos öncesi Youtube gibi bir sistemin kullanıcıları ile 2 saat gibi uzun bir süre buluşamaması aksaklıklara yol açtı. Peki internet kullanıcıları özgür internet kullanımından bahsederken milyonlarca video bir anda ellerinden kayıp giderken ne yaptı, yada ne yapabilir?
Youtube gelişen iç teknolojisiyle beraber sosyal medyanında yardımıyla viral pazarlamanın bir parçası olmuştur.Örneğin paylaşılan 10 video kitleye duyurulursa ve bu yöntemle daha çok izlenirse kitle çoğalır.Kitlenin çoğalması demek daha çok kalite beklentisi demektir.Çektiğiniz ve hazırladığınız videoların düzenlenmesi kalite bakımından çok önemlidir.Fakat yayınlamak ve düzenli kitleye sahip olmakta bir o kadar gereklidir.
Örnek verecek olursak teknoloji gündemine dair vlog tutuyorsunuz.Çeşitli donanım parçalarını inceliyor ve bunların videolarını çekiyorsunuz.Bunları youtube yükleyerek izlenmesini beklemek yerine aşağıdaki yönergeleri takip edin.
Peki Youtube bir reklam mecrası mı?
Asıl sorumuz bu ise hemen cevap vereyim.Evet youtube bir reklam mecrası.. Çünkü videolar çoğu şeyi anlatmaya ve kanıtlamaya yarayan unsurlardır, Youtube ise en büyük video yayınlama mecrasıdır.Bu ikisini kullanarak iyi bir kitle elde edebilir ve reklamlarınızı/pazarlamanızı yapabilirsiniz.