Yayın Etiketleri "sosyal ağlar"

Hayatımıza bir anda giren sosyal medyanın bir anda yok olabileceğini düşündünüz mü? Düşünülmesi bile korkunç olan bu durumu kimse yaşamak istemez elbet. Çünkü artık sosyal medya hayatımızın bir parçası olmakla beraber kopulamayacak bir parça.

Aranızda blog yazmayı birer hobi haline getireniz elbette vardır. Dediğimiz gibi sosyal medya bir gün yok olsa, bloglarınız da yok olacak. Blogunuza yazdığınız tüm düşünceler bir su gibi akıp gidecek.

İnternette geçirdiğiniz vakitte muhtemelen Sosyal Medya’yı kullanıyorsunuz ancak kullanmakta olduğunuzu bilmiyorsunuz. Sosyal Medya’nın anlamını dahi bilmeyen birçok internet kullanıcısı günden güne kendini sosyal medyada buldu. Farkına vardıysanız, dünyanın en popüler sitelerinin geneli “sosyal medya siteleri”.

İş dünyasından, okul hayatına kadar sosyal medya sitelerinden faydalanıyoruz. Örneğin, ödeviniz var önce Google’da aratıyor, daha sonra önünüze çıkan sözlüklerden birine veya ansiklopedi bloglarına ulaşıyorsunuz (Vikipedi). Bunu yaparken, Sosyal Medya’dan faydalandığımızı fark etmiyoruz.

Sosyal Medya, blog yazarlarına da faydalar sunuyor. Blogunuzdaki herhangi bir yazıyı, sosyal medya sitelerinde paylaşarak ve blogunuzu büyütebilirsiniz…

Sokakta ki hayattan farklı olarak yaşadığımız ayrı bir hayatımız daha var. Klavye ile senoryalaştırdığımız, imleçler ile ilerlettiğimiz ve tek bir tuş ile silebildiğimiz bir hayat. Yani tüm güçlere sahip olduğumuz ama bir o kadarda korunaksız olan sanal hayat.

Bilindiği üzere internet çoğu kişinin kazanç sağladığı ve aktivitelerde bulunduğu akılcı bir ortam. Artık sayfalara yönetici değil kullanıcı hakim ve cansız olmasına rağmen bir web sitesi sizden bir çok veriyi alıp, size bir çok veri verebiliyor.

İşte bu akılcı sistemin içinde kendi aklını kullanan bizler reel hayatta çok zor olan ün yakalama işini sanala hayata taşımaktayız. Çünkü bundan böyle sanal hayatta ünlü olan birisi reel hayattada ünlü sayılıyor ve nedense hakettiğinde fazla saygı duyuluyor.

Bu hak etme meselesi göreceli olacak fakat viral oyunlar ile yükselme ve kitle edinme oyunları iyice can sıkıcı olmaya başladı. Öyle ki felsefi yaklaşımlar reel hayatta  “gerçek dışı” karşılanırken, ancak sanal hayatta hak ettiği değeri alabiliyor. Bu ve benzeri örneklerde aslında değişen ve çelişen fikirlerin ortaya çıktığını gösteriyor.

Sosyal ağ kullanımı sanıldığı gibi magazinsel ünlülerin ve sanal PR çalışmaların yaratıcılarının değil hala uzmanların kontrolü altında. İşte bu nedenle herkes sanal sosyal ağları kullanabilir ama hükmedemez. Ne de olsa “Sosyallik Göreceli!


Blobal.net profesyonel blog yazarlığı ve dijital medya konulu stratejik web blogudur.

Bu sayfa en iyi Google Chrome ve Mozilla Firefox ile görüntülenir.


©2011 - 2012 Blobal