Yayın Etiketleri "reklam"

Türkiye’de ek özelliklerle hayata geçirilen sosyal ağ sitelerinden birisi de Baburn.com. Öncelikle ek özelliği ne diye soracak olursanız şöyle açıklayabiliriz;

Kurumsal veya bireysel paylaşımlarınızın bir kitleye hitap ettiğini düşünüyorsanız, ve bu kitlenin daha çok artmasını istiyorsanız iyi bir teknikle karşı karşıyasınız.

Tesadüflerin hayatımıza bir çok şey kattığını biliriz. Hobimizle, işimizle ve özel hayatımızla ilgilenirken hiç ummadığımız şeyler hayatımızı birden değiştirebilir. Çok seveceğiniz bir şeyden aslında habersizce yaşayabiliyorsunuz. İşte kendi takiplerinizin yanında ek olarak diğer kişileri de aynı anda izleme şansı tanıyan bu sistem hem takipçiyi hem paylaşımcıyı olumlu etkiliyor.

Zamanımızda bir çok girişimci var. Bu girişimlerin en büyük tanıtım ve reklam alanı da internet.

iyi bir girişimin gerçekten “İYİ” olabilmesi içinde kendi kitlesini bu büyük alanı kullanarak bulabilmesi gerekir.

Standartlara uygun farklı ve dikkat çekici reklamlar oluşturulur, çeşitli kısa filmler çekilir. Yayın aşamasına ise işin içine çeşitli meblağlar girer. Çünkü reklam yapacağınız yerlerin gelir kaynaklarının büyük bir yüzdesini reklam gelirleri sağlıyor olabilir. (Bu çoğunlukla böyledir.)

İşte bu tabuyu yıkmak ve güvenilir girişimlere gerçekten “sponsor” olunabileceği üzere bir strateji geliştirilebilir. Reklam verilecek şirket-site seçildikten sonra iyi bir anlatım yazısı ile “Rica Etsem Reklamımı Yapar mısın?” denilebilir. Tabii bu olay bu kadar basit değil. Sonuçta o firma da yapacağı iyilikten bir nebze kazanç ister. Bu dereceye gelindiğinde ise sizin kalitenizden ödün vermeden sponsorunuzun da işine yarayacak bir kaç iyilik yapmanız gerekecek.

Eğer böyle bir işe girecekseniz sponsorunuzu tatmin edecek teklifler sunmalısınız.Örnek verecek olursak.

  • Hedef kitlenizle uyumlu bir siteye reklam vereceğiniz için size daha sonradan gelecek kişileri de sponsorunuza yarar hale getirmelisiniz.
  • Projenizin-sitenizin-blogunuzun tanıtım yazılarında sponsorunuzdan da bahsetmelisiniz.
  • Logunuz sizi kurumsallaştıracak en önemli ögedir. Sponsorunuzun logusunu da diğer köşede yayınlayın.
  • Çapraz backlink sistemine benzer reklam yapın. Eğer elinizde başka bir iyi proje-site var ise çapraz reklam yapın.
  • Gelecekte sağladığınız kazanç ile anlaştığınız (%) yüzdeliği sponsorunuza ödeyin.
  • Yeri geldiğinde kampanyalırınızda sponsorunuza bağlı kişileri özel kılın.
  • Çok zor bir ihtimal ama bu işi karşılıksız yapacak birini bulun. (Gerçekten BULUNMAZ nimet! :) )

Bu seçeneklere onlarcası daha eklenebilir ama asıl önemli nokta kendinize uygun kişilerden yardım almanız. Geliştirmek istediğiniz öğe kişisel bir blog dahi olsa kişisel bilgilerinize ihtiyacı olan çok kişi bulabilirsiniz. Sizin yapmanız gereken tek bir şey var, yazdıklarınız bir kitleyi ilgilendirsin ve çoğusuna güven versin. Zaten size yardımcı olacak kişiler karşınıza çıkacaktır.

Bir gün bu blogun da arkasında duracak kişiler olması dileği ile.. :)

İnternet, birçok teknolojiden ve stratejiden yararlanarak kazanç sağlamak,eğlenmek ve aktiviteler yapmak için başlı başına bir dünya.. Bu dünyada kazanç sağlamak istiyorsak insanların bilinçaltına, kulak  ve göz zevklerine ve diğer isteklerine cevap vermek çok önemli. Bu nedenle en başta işimizi iyi yaptığımıza önce kendimiz inanmalıyız.İnanmalıyız ki bir şekilde yaptıklarımızı görmeleri için çağırdıklarımız, geldikleri gibi gitmesinler. Öyle ki yaptığımız reklam ile yaptığımız iş aynı kalitede ve bağlamda olmalıdır.

Örneğin elektronik kitap satışı yaptığınız bir e-pazarınız var.Fakat yeni başladığınız için içeriğiniz yetersiz. Eğer büyük meblağlar ile yayınlattığınız reklamlarda geleceği düşündüğünüzü sanarak “Yüzlerce Elektronik Kitap!” sloganını kullanırsanız, emin olun şuanlık istikrarsız bir ziyaretçi kitlesine sahip olursunuz.Hem reklam harcamalarınız boşa gider, hemde kaliteniz düşer.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu nedenle daha gerçekçi ve yaratıcı sloganlar bulmalısınız.Yine bir elektronik kitap satış sitesi üzerinden örnek verecek olursak, hem ziyaretçilerin sizi anlamaları hem de geleceğe yatırım yapmanız için “İnternetin E-Kitap Arşivi Oluşturulmaya Başlandı! Göz Atmaya Ne Dersiniz!” benzeri proje bazlı reklamlar yapmalısınız. Buradaki başlamak kelimesi ziyaretçiye yeni olan nesneden bahsetmek için yaptığınız bir pazarlama stratejisi. Çoğu insan yeni olan nesneyi incelemek ister.Bu da sitenizi şimdiden hükmü koyulmuş değil aksine gelişimi takip edilen bir site haline getirir. Adınız tam anlamıyla duyulduğu an ise pazarlama amaçlı reklamlar yapmanız sizin için en mantıklı seçenek olacaktır.

Gün geçtikçe isteklere,sorulara ve verilen cevaplara yanıt vermek oldukça zorlaşıyor.Bir blog yazarı için semantik web’in amacına ulaşmak en büyük hedef olmasına rağmen bazı dinamik güncellemelerde geç kalabiliyor.O zaman neler yapmalıyız ki hem düzenli olarak yazılarımızı,videolarımızı ve resimlerimi güncelleyelim, hem de ziyaretçilerimizle vakit geçirip çeşitli tanıtımlarla sitemizi yükseltelim.

Bunun da yolu programlı olmaktan geçiyor.Profesyonel olarak düşünelim ve tüm bu programın içine reklam giderlerinide koyalım. Düzenimiz bize hem de para kazandırsın.Maddeleyerek yazarsak yapmamız gerekenler;

  • Hergün 5 yazı yazacağınıza 1 tanesi kısa olmak üzere 3 yazı yazın ve tüm bunları birer saat aralıklarla yayınlayın.(Bknz: Yayın zamanı Önemli)
  • Yazılarınızın kalitesinden ödün vermeyin fakat blogunuzun başında geçirdiğiniz zamanın 3/2′sini tanıtımlar ve backlinkler için harcayın.
  • Hiçbir zaman yazılarınızın azlığından yakınmayın.İstikrarlı ve düzenli yazın.
  • Saat başı 10 ile 25 kuruş arası birikimler yapın.Sanırım blog yazan birisi haftada 15 TL biriktirebilecek kadar azime sahiptir.
  • Bu birikimleri konunuza uygun sitelerden karşılıksız backlink almak için kullanın.
  • En azından 3 ayda bir bu birikimleri yapın.Emin olun ödemeler için çeşitli yollar var. Yaş engeli olmadan PTT üzerinden havale yapabilirsiniz.
  • Dergilere,konunuzla ilgili topluluklara bilgilendirici e-mailler yollayın.Şans ve kaliteniz doğru orantıda ilerleyecektir.Fakat burada şansınızı kaliteniz belirleyecek.

Demek istediğim bloglar da birer dükkana benzer. Panele girdiğinizde aslında hiç kepenkleri inmeyen,hatta kapısı siz olmadığınızda bile açık kalan bu dükkanın en önemli bölmesinde bulursunuz kendinizi. Ama bu kadar kolay değil. Günümüzde bir şirketin pazarlama-insan kaynakları gibi bölümleri varsa, bu patronların iş stratejisinden kaynaklanan bir noktaya dayanır. Blogger bir firma kadar çok kişiyi bulamadığında tüm bunları kendisi üstlenir. sanırım bu işin lezzeti de buradadır.

 

Youtube bir reklam mecrası mı?

Youtube gelişen iç teknolojisiyle beraber sosyal medyanında yardımıyla viral pazarlamanın bir parçası olmuştur.Örneğin paylaşılan 10 video kitleye duyurulursa ve bu yöntemle daha çok izlenirse kitle çoğalır.Kitlenin çoğalması demek daha çok kalite beklentisi demektir.Çektiğiniz ve hazırladığınız videoların düzenlenmesi kalite bakımından çok önemlidir.Fakat yayınlamak ve düzenli kitleye sahip olmakta bir o kadar gereklidir.

Örnek verecek olursak teknoloji gündemine dair vlog tutuyorsunuz.Çeşitli donanım parçalarını inceliyor ve bunların videolarını çekiyorsunuz.Bunları youtube yükleyerek izlenmesini beklemek yerine aşağıdaki yönergeleri takip edin.

  • Youtube  üye olunuz ve hesap türünüzü “guru” olarak ayarlayınız.(En normali budur.)
  • “My Channel” bölümünüzün tasarımını hayal gücünüze bağlı olarak tasarlayın.
  • Hangi konu hakkında video ekleyecekseniz, kendinizi tanıtmak amaçlı bir demo video hazırlayın ve yayınlayın.(30-60 sn)
  • Belirli aralıklarla videolarınızı yayınlayın.(Aynı anda yükleme yapmak bazı videolarınızın izlenme oranlarını düşürecektir.)
  • Sosyal medyayı mutlaka kullanın.
  • Eğer mümkünse videolarınızı kendi web sitenizde paylaşın.
  • Videolarınıza, çeşitli programlarla logo koyun.Herhangi bir alıntıda yine adınız anılsın.

Peki Youtube bir reklam mecrası mı?

Asıl sorumuz bu ise hemen cevap vereyim.Evet youtube  bir reklam mecrası.. Çünkü videolar çoğu şeyi anlatmaya ve kanıtlamaya yarayan unsurlardır, Youtube ise en büyük video yayınlama mecrasıdır.Bu ikisini kullanarak iyi bir kitle elde edebilir ve reklamlarınızı/pazarlamanızı yapabilirsiniz.

Boş reklam alanı yayınlamayın!

Blog reklamcılığının hem blog sahibine hem de reklam verene büyük bir yararı vardır. Uygun fiyatlara gereksinim duyulan kitle ile iletişim kurmanın iyi yollarından biridir.Fakat müşterinin aradığı yer siz olsanız bile değerinizi bazı unsurlar ile kaybedebilirsiniz.Bunlardan biri olan “boş reklam alanları” sizi bakın nasıl küçültüyor.

  • Özellikle boş bir reklam kutusu sizin “bana reklam verin!” dercesine bağırdığınızı gösterir.
  • Sizi ilk defa seçecek bir kişi için reklam yayınlama referansınızın olmaması bile boş bekleyen reklam kutularından daha iyidir.Çünkü bu boş reklam alanları, sizin görsellik,bakış açısı ve bu tarz vizyonunuzu belirleyen unsurların önüne geçer.
  • Çaresiz olduğunuzu simgeler.Bırakın teklifler size gelsin.Siz teklif ederseniz, verilen tekliflere boyun eğmek zorunda kalabilirsiniz.
  • Kendinizi kanıtlamadan kazanç sağlamak için bu yola başvurduğunuzu gösterir.İsterseniz aylığı 1TL’ye reklam verin, başarılarınızı göstermeden kimse size 1 tl vermek için kılını kımıldatmaz.
  • Tüm reklam alanları yerine sadece küçük iki tane 125 x 125 lik reklam alanları koyarak reklam aldığınızı gösterirseniz ve kısa bir sürede teklif gelirse böyle devam edin.Fakat uzun bir süre sadece görüntü kirliliği oluşturuyorsa bir süre vazgeçin.

Peki bu durumlarda neler yapmalıyız?

Tabi ki de kazanç sağlamak isteyeceğiz.O zaman yapmamız gereken şey çok açık.Ölçüleri,fiyat aralıklarını ve benzer unsurları belirten bir “reklam” sayfası hazırlayın. Boş reklam kutuları yerine, yan menünüze uygun bir duyuru panosu hazırlayarak reklam sayfanıza yönlendirme yapın.

Haber ve blogların avantajlarından en büyüğü ziyaretcisine bilgi kazandırırken hem onlara yararlı reklam yayınlamak hem de bu reklamlar üzerinden kazanç sağlamaktır.Fakat bu işi düzgün yapabilmek her zaman olanaklı olmuyor ve ne yazık ki çoğu blog yazarı ve haber editörü ziyaretciye yarar sağlamadan, kazanç sağlamak istiyor.Buda tabii ki çöplük bir site ve olumsuz bir reklam geliri sağlıyor.Şimdi sitenizi nasıl düzgün ve sağlam gelirli bir site haline getireceğiz onu maddeler halinde görelim.

  • İçeriğiniz legal (yasal ve özgün) olmalı. -bu kesin kuraldır-
  • Konunuzdan sapmadan ilerleyin. Ziyaretci sayınız (tekil hit) 500 ü geçmeden reklam gelirlerinden büyük bir mebla beklemeyiniz.Kesinlikle 5 den fazla ve sizden yüksek linkler (site tanıtımı veya backlink) paylaşmayınız.
  • Link yayınlamadan önce içeriğinize güvenerek (yaklaşık 60 özgün makale veya haber güvenilecek bir sayıdır) adınızı yayın. -bunuda legal yöntemler kullanarak yapın.Örneğin ücretli backlink,reklam vermek vb..-

Bunları başardıktan sonra reklam alabilirsiniz.Fakat nasıl reklamlar almalısınız ve kimlerle çalışmalısınız.

  • Başlangıçta 300 x 250 lik yada buna yakın,içeriğinizi kapatmayacak boyutlarda ve kesinlikle konunuzla ilgili olan sadece bir -1-  reklam alınız.
  • Şablonunuzda ziyaretcilerinizin göreceği,isteğe bağlı tıklama yapılabilecek ve kesinlikle pop-up olmayan reklamları tercih ediniz.
  • Gelirleriniz arttıkca -aylık kontroller yapın- 460 x 69 luk tekil sayfanıza yerleştireceğiniz yine konunuzla ilgili reklamlar alın.

Bu süreçleri geçerken kazancınızın ve google otoritenizin arttığını göreceksiniz.Fakat hangi firmalara güvenmeli ve reklam yayıncısı olmalıyım.

  • adSense (Google)
  • adHood
  • Gitti Gidiyor – İş ortaklığı programı
  • Reklam Z
  • Ve webmaster sitelerinde bulabileceğiniz diğer güvenilir reklam ajansları..

Blobal.net profesyonel blog yazarlığı ve dijital medya konulu stratejik web blogudur.

Bu sayfa en iyi Google Chrome ve Mozilla Firefox ile görüntülenir.


©2011 - 2012 Blobal