Yaklaşık 7 yıllık bir Facebook geçmişiyle Türkiye var elimizde…
Bir de Comodor 64’ler ile büyümüş internetin bilirkişi listesi…
Sanırım bu iki grubun üyeleri kesişmekte fakat yeterince milletimize örnek olamamakta. Öyle kişiler var ki adeta bir internet sempatizanı, bir arama motoru kurdu, sosyal medya canavarı fakat Facebook’u kalite düşüklüğü nedeni ile kullanmıyor. Daha doğrusu tek kalınca oradaki seviyenin yükselmesi için bir ön ayak da olası gelmiyor.
Uzaktan uzağa Twitter’ın ne olduğunu bilmeyenlerde, nü pozlar ile ünlü olanlar da Facebook’ta, zamanında Mynet’i haber ve paylaşım portalı olarak kullanan da, onu okey uygulaması zanneden de..
İşte bizim ülkemizde internetten bir şey isteyenin bir yüzü kara, sanırım o her şeyi verdiği için ak olan bir yeri yok. Çünkü her şeyiyle sizin olan bir aracın olur olmaz her alanında deneyler yaparsanız ters etki yapabilir.
Açıkçası Facebook’ta ilk sıralara yerleşmemizin pekte sevindirici yanı yok. Ben sektörel bir paylaşım yaptığımda bunun farkında olmayan bir kişinin yaptığı yorum canımı sıkıyor, ilgili kişilere de saldırı sayılıyorsa bende kimseye önayak olmaya çalışmam..
Sanırım artık Google’ın da el attığı sosyal ağ mecrasında sıralamada değil kalitede marka olmamız lazım. Google Plus’ın beta aşamasında -18 almaması şaşılacak bir durum değil. Zaten sahte hesaplarla giriş yapan yüzlerce çocukta yok değil.
Sosyallik mutlaka görecelidir. Bilgisayar başında oturmakla, sanal alemde ki sosyal medyayı bağdaştıran bilinç sistemimiz hala uzmanlaşan konvansiyonel medyanın, viral pazarlamanın, en hızlı haber sistemlerinin ellerine nasıl geçtiğini fark etmiyor. Bildiği 20 site arasında 15 adet arkadaşlık, 5 adet müzik portalı olanlar “cahil” olarak tanımlanamaz. Ama şu da var ki internet artık sadece yöneticilerin veya site sahiplerinin efendilik ettiği bir yer değil. Akılcı (semantik web 3.0) sistemin karşısında boyun eğmek yerine gelişmelerden haberdar olmak herkesin hakkı.
Kimseye web uzmanı ol demiyoruz. Fakat sosyal ağlarda bu denli kullanıcımız varken kalitemizin düşmesine de engel olmayacak değiliz.
“Facebook’ta bir yaşam” başlığı ile sanal sosyalik hakkında iyi bir deneyim videosu hazırlayan Maxime Luére sanırım inceden inceye birde gönderme yapmaya çalışıyor. Acaba internette gerçekten sosyal miyiz?