Bir çok blog yazarı,okuyucu düşünmeden kafasına ilk geleni yazdığı için okuyucuların bazılarına veya bir kategoriye hakaret etmiş oluyor. Örneğin,siyaset ile ilgili bir yazı yazdınız fakat siz A partisini tuttuğunuz için B partisini seçen insanlara hakaret ediyorsunuz fakat aklınıza,okuyucularınız arasında B partili olan okuyucularınız gelmiyor. Böylece de B partili olan okuyucularınız da blogunuzu ziyaret etmeyi kesiyor. Unutmayın, bir ziyaretçi, 10 ziyaretçi kaybetmek demektir.
Büyük kaynaklarca indexlenen blog sayısı yaklaşık 145 milyon kadar, ayrıca blog okurları bu sayısının 2-3 katını geçmekte.. Doğal olarak herkes kendi / ekibinin yazılarını yayınlayıp devamlı gelişen bir kitle elde etmek istiyor.Profesyonel blogculuk ile para kazanmanın mümkün olmasıda hızla blog sitesi açma oranını arttırıyor.
Bloglar pazarlama tekniklerinin dahi birer parçası haline gelmiş durumda.Özellikle ilk zamanlarında kazanç stratejileri kurulmamış,sadece “sanal ünlülük” kelimesiyle yanlız başına bırakılan bloglar, şuanda çok büyük kazançlara zemin hazırlıyor.Tabii ki de hala bu şekilde adını duyurmuş blog ünlüleri yok değil.Bunlara örnek verecek olursak.. (Hippi Kız, Pucca Günlük)
Peki bu nedenler dışında blogların manevi olarak yazan ve takip eden kişilerde nasıl bir etkisi vardır? Yani bloglar neden yazılır ve neden takip edilir?
Aslında bu soruların yaşanılası bir cevabı vardır.Blog yazmak bir kitap yazmaya benzer, fakat her paragrafınızı gün gün izleyen binlerce de insan vardır.Tahminlerle dolu, eleştirilerle dolu, belki de sizi yolunuzdan çıkartacak onlarca yorumla dolu bir dinamik yayın evidir. Bu dediklerim kurumsal bloglarda nadir görülse de bireysel bloglarda rast gelinesi unsurlardır.Blog yazmanın nedenleri maddelenecek kadar az değildir. Çünkü webrazzi.com dahi büyük bir heyecanla alan adı alınmış, işe koyulmuş bir sitedir. Bu tür bloglarda heves ve istikrar en önemli şeydir.Neden sorusu ise bence yetersiz kalır.
Yazmak kadar güzel bir şey varsa o da dinlenmek ve önem verilmektir.İşte bu iki önemli unsurun zirvelerde yaşanacağı mecralardan biri olan internet insanları blog yazmaya iter.Ve unutmayın önemsenmek sadece olumlu yorumlar almak değildir.Olumlu yorumlardan daha çok olumsuz eleştirileri düşünün.
Blog yazmak ( yada bloglamak,günlük tutmak,güncellemek) teriminin üstünde şu ana kadar hep teorik bakımdan durduk.Fakat profesyonel blog yazarlığına başlarken alınan haz, araştırmalar yaparken geçen zaman, kendi eserinizi kendi platformunuzda yayınlamanın getirdiği o güven aslında tarif edilemez bir psikoloji.
Aslında bu yazıyı okuması gereken kişiler bu işe yeni başlayanlar.Çünkü hislerini anlayan birkaç kişiyle tanışırlarsa özgürce bu alemde dolaşabilir ve akıllarından geçen stratejileri empati kurarak uygulayabilirler. Reel hayatta da insanlar yaptıklarının gerçekliğini, denenmiş olmasını ve kesinliği görmek ister. Hataya düşmek yerine emin olmak en mantıklı hamledir.
Şimdi teknoloji blog yazarını’nı, yemek blog yazarı’nı ve de entellektüel blog yazarı’nı ayrı ayrı eleştirelim.Bakalım hangisi bize daha yakın.
Blog yazmanın altın kurallarından birisi de belli bir kategoride yazmaktır. Hem bir kitleye sahip olur hem de arama motorlarının gözünde kategorilendirilirsiniz. Daha siz kendi alt kategorinizi seçmeden ben ana başlıkları vereyim, ona göre sizde bir araştırma yapın.
Aslında bağlı kalmamak en iyisidir. Tabii bir sınır koymazsak ta çöplüğe dönüşüyor. O çizgiyi bulduğunuzda zaten profesyonel bir blog yazarı olacaksınız. İyi bloglamalar.
Birçok blogger internette başarılar yakalamak,bu başarıları herkesle paylaşmak ve kazanç sağlamak ister. Fakat bu mecraya bilinçsiz ve hazırlıksız girmek hemen unutulmanıza ve işinizden soğumanaza neden olacaktır. İşte şimdi yapılması gereken işlemlerden bahsedeceğim;
1- Mutlaka bir konunuz olmalı. Eğer amaçsızca umutlanırsanız bu işe hiç kalkışmayın derim.
# İlkönce hedef koymalıyız.
2- Önemli olan unsurlardan biri de yapılan işi bir bakışta üyeye ve ziyaretçiye anlatabilmektir. Bu işi bir video ya da yazıyla (sloganla) yapabilirsiniz, fakat hiçbirisi anlaşılabilir iyi bir görselin (resim, arkaplan, logo,s ite tasarımı vb..) yerini tutamaz.
# İyi bir tema, logo ve amacımızı sergileyen görsellere ihtiyacımız var.
3- Bunlardan sonra açılışımız için iyi bir heyete yani bizi göründüğümüz andan itibaren destekleyecek içerik yazılarına ve hedefimizi açıklayan makalelere ihtiyacımız var.
# Teması ve hedefi olan bir sayfa açıldığından itibaren ziyarete hazırdır. Yani açılırken bir kaç içerik sunun. Ve bu yazı, resim, videoları da yayına geçmeden hazırlayın.
Sıra geldi sitenizin yayın hayatına…
Bundan sonrası da size ve başarı mücadelenize bağlı. Bir ekiple veya bireysel olarak çalışabilirsiniz, sponsorlarınız olur veya olmaz, size olumlu davrananlar olur, ama mutlaka olumsuz yorumlar da alırsınız.
Sizi yalnız bırakmayacak tek şey azminizin olması dileği ile…
Blog yazarken yükselmek ve google,yahoo gibi sitelerde aranan olmak birçok blog yazarının hayalidir. Fakat bunu yapabilmek için altyapınızı ve stratejinizi iyi uygulayabilmelisiniz..Biliriz ki temeli yapılmamış bir bina ister on kat ister bir kat olsun, temeli sağlam olan bir kulübeden bile daha çabuk yıkılır.İşte bunun için bizde ilk yazımıza dahi önem verilebilmesi için altyapımızı sağlam ve sistemimize uygun yapacağız.